porno izle

Seks ve sağlık

22 Eylül 2011 Perşembe

Erkekleri Etkilemenin Yolları


rkeğinizi çıldırtın! Seni deliler gibi istiyorum dediğini duymak ister misiniz? O halde biraz çılgın olun! Bu ilkeye göre hareket edenler için hep kötü kız kavramı kullanılır, ama ne hikmetse kötü kızların arkasından bir düzine erkek koşar.

Erkekleri nasıl oluyor da bu kadar çekebiliyorlar, hiç düşündünüz mü?

Yazımızda birkaç Kötü kız davranışından bahsedeceğiz. Bunlar hem hoşunuza gidecek hem de denedikten sonra siz de sıcak kadın kategorisine gireceksiniz. Etkileyici giyinin! 

14 Eylül 2011 Çarşamba

Mükemmel Sevişmenin Yolları


Kadınlar da erkeklerde sekste mükemmelliğin peşindiler. Seks hakkında okuduğumuz kitaplar, seyrettiğimiz filmler kişisel tecrübelerimiz..ya gerçekler…Kadınlar da erkeklerde sekste mükemmelliğin peşindiler.
Tıpkı hayatın diğer alanlarında olduğu gibi. Aslında oldukça da haklıyız. Karşımızdakinin ne yaptığını ve ne istediğini bilen biri olmasını, bizi zevk dalgalarının içine atmasını, yatakta tecrübeli ve en önemlisi bu tecrübeleri kullanmayı bilen birisini hepimiz istiyoruz. Sekste tecrübesiz, beceriksiz birisi ile birlikte olmayı hiç kimse istemez. Kötü bir sevişme ise kadın yada erkek, bir insanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden biridir.Neyse ki, modern insanın bu tarz sorunları sınırlı. Çünkü bugüne kadarki deneyimlerinden faydalanmayı biliyor ve sekste kendi tarzını yakalamayı hedefliyor. Kadının birlikte olduğu her erkek, onun dokunuşlarıyla, kulağına fısıldadıklarıyla, yataktaki yaratıcılığıyla ve fantazileriyle kendinden geçiyor.
“Bugüne kadarki en iyi sevişmemdi” cümlesini kimbilir kaç kez duydunuz. Ancak yine de geriye dönüp baktığınızda cinsel yaşamda, tam anlamıyla mutlu olduğunuzu söyleyemiyor, üstelik uzun süreli bir ilişki de kuramıyorsunuz. Peki hata sizde mi yoksa beraber olduğunuz erkeklerde mi? Sorun bugüne kadar hiç aklınıza gelmeyen bir şeyden kaynaklanıyor olabilir; fazlasıyla mükemmel olmak. Bunu hiç düşünmüş müydünüz? Erkeklerin yatakta hep daha iyisini istediklerine inanarak geliştirdiğiniz taktikler, heyecanlı oyunlar ve muzır sevişme teknikleri, belki de size zarar veriyor.
Yatağa her girdiğiniz erkeğe aynı şeyleri söylüyor, aynı şekilde dokunuyor ve aynı mükemmellikte sevişiyorsunuz. Ancak sevişirken fazla iyi olmak belki de o kadar ideal bir hüner değil. Sizin artık otomatikleşmiş dokunuşlarınız olabilir; partnerinizin vücuduyla nasıl oynayacağınızı, onu nasıl çıldırtacağınızı çok iyi biliyor olabilirsiniz. Ancak karşınızdaki erkek, bunları yeterince bilmiyor olabilir. Özellikle ilk kez birlikte olduğunuzda, vücudunuzu tanımadığı, isteklerinizi ve nelerden zevk aldığınızı bilmediği için sizi fazla mutlu edemeyebilir. Oysa siz, her zamanki tarzınızı koruyarak, ona büyük bir zevk yaşatabilirsiniz. Bir başka deyişle, alınan zevk tek taraflıdır ki bu da sizi mutsuz etmeye yeter.
Çok iyi olmayın Kadınlar hep Temel İçgüdü filmindeki Sharon Stone gibi olmak isterler. Oysa, Sharon Stone bile o tarz pozisyonlarda orgazm olunmayacağını itiraf etmiş durumda. Erkekler tek gecelik ilişkiler için, böyle kadınları tercih etseler de uzun birlikteliklerde öylesine mükemmel sevişebilen kadınlardan korkarlar. Nedeni ise çok basit; sevdikleri kadını tatmin edememekten, ona yetememekten ve başka erkeklere ihtiyaç duymasından çekinirler. Bunun yerine yatakta daha az tecrübeli bir kadınla, bir şeyleri birlikte keşfetmeyi, bazı deneyimlerde ilk olmayı, zamanla birlikte mükemmelleşmeyi ve tensel bir uyum yakalamayı tercih ederler. Kısacası öğrenenin yanında öğreten de olmak isterler. Dolayısıyla sekste, çok iyi olmanız ve “Ben her şeyi biliyorum” havasına girmeniz, büyük bir olasılıkla kısa vadede karşınızdaki erkeği etkilemekle birlikte, uzun vadede onu sizden uzaklaştıracaktır. Mükemmellikten kurtulmak ise mükemmel olmaktan daha kolay.
Tek yapmanız gereken kendinizi tutmak ve her sevişmede uyguladığınız otomatikleşmiş hareketlerden vazgeçmek. Seks konusunda pek de fazla bir şey bilmeyen bir kadın olduğunuzu varsayın ve yeni şeyler öğrenmeye açık olun. Zevk vermeye değil, ortak bir zevki paylaşmaya, mükemmel sevişmeye değil partnerinizin değişik yönlerini, kendine has özelliklerini ve tarzını keşfetmeye çalışın. Unutmayın ki, seks her iki tarafa da zevk verdiği sürece güzeldir ve iyi bir sevişme için gerekli olan tek nokta kusursuz bir teknik değil, içtenlik ve paylaşım duygusudur.

Arabada seks yapmanın incelikleri


Arabada seksi, filmlerdeki kadar güzel yapan püf noktalar… Filmlerde çok seksi ve sorunsuz gibi görünen arabada seks, gerçek hayatta hiç de göründüğü kadar kolay veya zevkli değil. Kendinizi seksin zevkine bırakmadan vites, direksiyon, koltuk kenarı gibi sert yerlere çarpmamak için işin raconunu bilmeniz şart.
Arabanın neresinde sevişmeli?
Arabada seks denilince akla gelen ilk yer arka koltuktur. Arka koltukta seks, arabanın diğer yerlerine göre daha çok pozisyonu mümkün kıldığı için iyi bir seçim olabilir. Arka tarafta kadın ya da erkek üstte olmak üzere çoğu pozisyonda seks yapabilirsiniz ancak rahat etmek için ilk başta ön koltukları iyice öne doğru çekmeniz şart. Kadının üstte olduğu pozisyonlar için ideal olan yer ön yolcu koltuğudur. Sürücü koltuğu direksiyona çarpa riski nedeniyle çok zevkli olmaz. Ön yolcu koltuğunda sevişmeden önce koltuğu iyice arkaya doğru itin. Bu bölümün avantajı partnerinizin üstteyken yanlara tutunup destek alabilmesidir. Oral seks için ise en iyi pozisyon sürücü koltuğudur zira sevgiliniz altta iken , siz de direksiyonun başına oturursunuz ve sizi gören olursa bile hiçbir şey olmuyormuş gibi numara yapabileceğiniz için en güvenli yer budur. Ancak akla gelen bütün pozisyonları hiç yer sıkıntısı olmadan yaşamak isterseniz, ideal yer arabanın içi değil, dışıdır. Eğer etrafta hiç kimse yoksa ve yakalanmayacağınızdan yüzde yüz emin olursanız arabanın arka tamponunda takılın.
Arabada seks yapmadan önce hatırlamanız gerekenler
Seks hijyenik bir ortamda yapılmalı. Temiz ortam, sadece partnerinizi etkilemeye yaramaz aynı zamanda sizin de virüs ve bakteri kapmanızı engeller. Bu yüzden önce arabanızı temizleyin. Sigara kullanıyorsanız, küllükleri boşaltın ve camları açıp içeriyi iyice havalandırın. Arabayı iyice kolaçan edin ve buruşturulmuş kağıt mendil, yemek artığı ve sakız gibi olması muhtemel her türlü çöplüğü atın. Arabanız pek temiz değilse, arabayı yıkatıp, döşemelerini yıkatmanız çok iyi olur. Arabanın koltuğundaki yemek kırıntılarını pantolonla hiç fark etmezseniz ama çıplakken canınız yanabilir. Bu nedenle koltukları da vakumlamak işe yarar.
Lokasyon
Arabada seks sizin için cinsel bir fantezi olabilir ancak toplumun geneli tarafından çok saygısız bir davranış olarak addedilebilir. Hatta tutuklanma riskiniz bile var. Bu yüzden seks yapmadan önce arabayı park etmek için gözden ırak ve iyice loş, hatta karanlık bir yer tercih etmeniz gerekiyor.

Sekste İyi Olup Olmadığınızı Ölçün


Sayıbilimcilere yani ‘numerolog’lara dayandırılan habere göre, isimlerdeki sesli harfler seks performansını belirliyor. Sadece sesli harflere puan veren sayıbilimciler, ‘A’ harfinin 1, ‘U’ harfinin 3, ‘E’ harfinin 5, ‘O’ harfinin 6 ve ‘İ’ harfinin karşılığının 9 puan olduğunu belirtti.
Türkçe alfabeye uygun
Numerologlar, bu sesli harfler dışında kalan ve Türkçe’de de kullanılan ‘Ü’ ve ‘Ö’yü de unutmadı. Uzmanlar Ü’nün ‘U artı E,’ Ö’nün de ‘O artı E’ olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirttiler. Yani ‘Ü’ için 8 puan, ‘Ö’ harfi için 11 puan alındı. Sesli harflerin bu rakamsal değerlerin ışığında yorumlanacağı belirtildi.
Seks performansını hesaplayın!
İsimden cinsellik analizine, sesli harflerin yerine yukarıda anlatılan rakamsal karşılıkların konulmasıyla başlanıyor. Örneğin, ABD’li ünlü sosyetik güzel Paris Hilton’un ismindeki sesli harflerin toplamı 26 ediyor. Sonuç iki basamaklı olduğu için 2 ve 6 birbiriyle toplanıyor. Bu durumda Paris Hilton, 8 numaralı değerlendirmeye dahil oluyor.
1- HIZLI: Romantizmi sevmiyor, hemen işe koyuluyor. Riskli yerlerde sevişmeyi seviyor.
2- DUYGUSAL: Romantik… Yatak odasında mum ışığı ve şampanya bulunduruyor.
3- YENİLİKÇİ: Değişikliği seviyor. Sevişme sırasında değişik karakterler sergiliyor.
4- TECRÜBELİ: Cinsellikte ‘klasik’ birleşmeden yana. Alışılagelmişin dışına çıkmıyor. Haz aldığı oyunların keyfini çıkarıyor.
5- DENEYCİ: Başta yeni aşk oyunları, her şeyi denemek istiyor. Seks oyuncakları hatta kelepçe bile kullanıyor.
6- HİSSEDİYOR: Duyuları kullanıyor. İpek tüller içinde, vücuduna egzotik yağlar sürdükten sonra sevişmeyi seviyor.
7- SINIRSIZ: Başkalarının uygun bulmadığı muzır oyunları denemekten kaçınmıyor.
8- ATEŞLİ: Güçlü, ateşli. Nabzının hızlı atmasını seviyor. Kamasutra hayranı.
9- SERT: Cinselliği sert yaşamak istiyor. İsteklerini partnerinin kulağa fısıldıyor, ama yatakta hayal kırıklığına uğratmıyor.

Cinsel Hastalıklar Konusunda Bilgilenin


Yapılan bir anket, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ortaya çıkardı.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi öğrencilerinin gerçekleştirdiği anket, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ortaya çıkardı.
AÜ Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Koordinatörü Doç. Dr. Sema Akman yönetiminde, “Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı, Eğiticilerinin Eğitimi” konulu projeyi gerçekleştiren öğrenciler, akranlarının sağlıklı yaşam biçimi, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar konularında kişisel ve toplumsal bilinci arttırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yaptı.
Öğrenciler, toplumu bilinçlendirecek geleceğin hekimlerinin bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla da AÜ Tıp Fakültesi öğrencilerinin katılımıyla bir de anket düzenledi.
Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören 74’ü erkek, 63’ü kız toplam 137 öğrencinin yanıtladığı ankette, öğrencilerin yüzde 34.3’ü cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda daha önce bilgi almadıklarını, yüzde 38’i bu konuda bilgi edinme ihtiyacı hissetmediklerini belirtti. Anketi yanıtlayan öğrencilerin yüzde 56.7’si de cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda yalnızca arkadaşlarından bilgi aldığını kaydetti.
Ankete katılan öğrencilerin gebelikten korunma yöntemlerine ilişkin bilgi düzeyleri de ölçüldü. Öğrencilerin büyük bölümü, gebelikten korunma konusunda modern yöntemler hakkında bilgi sahibi olduklarını belirtirken, anketi yanıtlayanların yüzde 14.6’sı “vajeni yıkama”, yüzde 46.7’si “geri çekme”, yüzde 58.4’ü de “takvim yöntemi” gibi geleneksel yöntemlere ilişkin şıkları işaretledi.
Öğrencilerin, AIDS gibi cinsel hastalıkların bulaşma yöntemleri hakkında soruya yanıtları da bazı öğrencilerin bu konuda yetersiz ya da yanlış bilgiye sahip olduklarını ortaya çıkardı. AIDS’in kan yoluyla bulaştığını bilen öğrencilerin oranı yüzde 84.7’yi bulurken, bu hastalığın anne sütüyle de bulaşabildiğini öğrencilerin yalnızca yüzde 30.7’si bilebildi. AIDS’in anal ilişki yoluyla da bulaşabileceğini bilen öğrencilerin oranı ise yalnızca yüzde 15.3 olarak belirlendi.
“Cinsel sağlık ve üreme sağlığı, eğiticilerinin eğitimi” konulu projeyi gerçekleştiren öğrenci grubunun başkanı AÜ Tıp Fakültesi öğrencisi Gülsüm Keskin, Tıp Fakültesi öğrencilerinin hazırladıkları sosyal sorumluluk projelerinin toplu sunumunda proje ve anket çalışması hakkında bilgi verdi. Gülsüm Keskin, öğrenciler ve sosyal sorumluluk projelerini değerlendiren jüri önünde yaptığı sunumda, anket sonuçlarının kendilerini de çok şaşırttığını belirti. Projeyle, AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların gençler arasında yaygınlaşmasının önüne geçilmesinin, bu hastalıklar konusunda öncelikle gençler olmak üzere toplumsal yanlış inanış ve tutumların değiştirilerek, doğru
bilgilerle bilinçlendirilmesinin amaçlandığını anlatan Gülsüm Keskin, projeyi hayata geçirmeden önce de tıp fakültesi öğrencilerinin cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusundaki bilgilerini ölçmeyi istediklerini kaydetti. Gülsüm Keskin, “Anket sonuçları gösterdi ki bazı arkadaşlarımız AIDS’in anal ilişki yoluyla veya anne sütüyle bulaşabileceğini dahi bilmiyorlar” dedi.

Cinsel Hastalıklar Konusunda Bilgilenin


Yapılan bir anket, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ortaya çıkardı.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi öğrencilerinin gerçekleştirdiği anket, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ortaya çıkardı.
AÜ Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Koordinatörü Doç. Dr. Sema Akman yönetiminde, “Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı, Eğiticilerinin Eğitimi” konulu projeyi gerçekleştiren öğrenciler, akranlarının sağlıklı yaşam biçimi, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar konularında kişisel ve toplumsal bilinci arttırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yaptı.
Öğrenciler, toplumu bilinçlendirecek geleceğin hekimlerinin bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla da AÜ Tıp Fakültesi öğrencilerinin katılımıyla bir de anket düzenledi.
Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören 74’ü erkek, 63’ü kız toplam 137 öğrencinin yanıtladığı ankette, öğrencilerin yüzde 34.3’ü cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda daha önce bilgi almadıklarını, yüzde 38’i bu konuda bilgi edinme ihtiyacı hissetmediklerini belirtti. Anketi yanıtlayan öğrencilerin yüzde 56.7’si de cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda yalnızca arkadaşlarından bilgi aldığını kaydetti.
Ankete katılan öğrencilerin gebelikten korunma yöntemlerine ilişkin bilgi düzeyleri de ölçüldü. Öğrencilerin büyük bölümü, gebelikten korunma konusunda modern yöntemler hakkında bilgi sahibi olduklarını belirtirken, anketi yanıtlayanların yüzde 14.6’sı “vajeni yıkama”, yüzde 46.7’si “geri çekme”, yüzde 58.4’ü de “takvim yöntemi” gibi geleneksel yöntemlere ilişkin şıkları işaretledi.
Öğrencilerin, AIDS gibi cinsel hastalıkların bulaşma yöntemleri hakkında soruya yanıtları da bazı öğrencilerin bu konuda yetersiz ya da yanlış bilgiye sahip olduklarını ortaya çıkardı. AIDS’in kan yoluyla bulaştığını bilen öğrencilerin oranı yüzde 84.7’yi bulurken, bu hastalığın anne sütüyle de bulaşabildiğini öğrencilerin yalnızca yüzde 30.7’si bilebildi. AIDS’in anal ilişki yoluyla da bulaşabileceğini bilen öğrencilerin oranı ise yalnızca yüzde 15.3 olarak belirlendi.
“Cinsel sağlık ve üreme sağlığı, eğiticilerinin eğitimi” konulu projeyi gerçekleştiren öğrenci grubunun başkanı AÜ Tıp Fakültesi öğrencisi Gülsüm Keskin, Tıp Fakültesi öğrencilerinin hazırladıkları sosyal sorumluluk projelerinin toplu sunumunda proje ve anket çalışması hakkında bilgi verdi. Gülsüm Keskin, öğrenciler ve sosyal sorumluluk projelerini değerlendiren jüri önünde yaptığı sunumda, anket sonuçlarının kendilerini de çok şaşırttığını belirti. Projeyle, AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların gençler arasında yaygınlaşmasının önüne geçilmesinin, bu hastalıklar konusunda öncelikle gençler olmak üzere toplumsal yanlış inanış ve tutumların değiştirilerek, doğru
bilgilerle bilinçlendirilmesinin amaçlandığını anlatan Gülsüm Keskin, projeyi hayata geçirmeden önce de tıp fakültesi öğrencilerinin cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusundaki bilgilerini ölçmeyi istediklerini kaydetti. Gülsüm Keskin, “Anket sonuçları gösterdi ki bazı arkadaşlarımız AIDS’in anal ilişki yoluyla veya anne sütüyle bulaşabileceğini dahi bilmiyorlar” dedi.

Ön Sevişmede neler yapılmalı?


Ön sevişmede oral seks kullanılır mı? Şimdi sevişmenin, seksin evleri var dedik ama evrelerden bir tanesi oral seks evresi değil. Oral seks, anal seks gibi yaşantılar, talepler tamamen seksin içinde iki bireyin tercihleriyle yaşanan şeyler.
Biz okşamak ve öpüşmekten söz ediyoruz. Okşamak ve öpüşmek için de genital organları ayıralım; vajina bu tarafa, penis bu tarafa, onlar okşanılmayacak ve öpülmeyecek gibi bir şey denemez.
Bedenin tümü sevişme sırasında kullanılmalı
Oral sekste şöyle bir karmaşa var. Bütün beden sevişme sırasında kullanılmalı, okşanılmalı ve öpülmeli. Oral sekste burada kastedilen şey ağza boşalma dediğimiz şey mi acaba? Çünkü karıştırılan şey bu. Penis de vajina da öpülür, yalanır, okşanır, emilir. Boşalma dediğimiz kadını dille yani öperek, yalayarak, emerek boşaltmak, erkeğin de kadının ağzına boşalması; bunlar hazzın sonlanma evreleri zaten.
Yani cinsel birleşmelerini birinin ağzı, birinin genital organı kullanılarak evreyi sonlandırmak farklı farklı. Genel sorulduğu için söyleyeceğim, oral seks sevişme sırasında kullanılır. Kullanılmalıdır. Dil iyi bir uyarandır, ağız emme hareketi iyi bir uyarandır. Ama bir taraf istemiyorsa zorunludur gibi bir şey asla yok.